VUCUDUN YAŞLANMASI

Nasıl Yaşlanıyoruz?

Saçlar;

Saç sıklığımız azalır, beyazlıklar artar. Erkeklerde erkek tipi saç dökülmesi ortaya çıkar. Ön saç çizgisi geriye gider, tepede açılma ve seyrekleşmeler başlar. Saç telleri incelir ve zayıflar.

Vücut;

Genel olarak tüm deri elastikiyeti azalır. Eller ve boyunda daha belirgin olmak üzere yaygın lekelenmeler oluşabilir. Tüm vücut kemik kitlesi azalır. Güneşe maruz kalan bölgelerde deri tümörleri görülme sıklığı artar.

Yüz;

Renk değişiklikleri olur; yer yer kahverenkli lekeler oluşur, kırmızı-mor genişlemiş damarlar ortaya çıkmaya başlar. Deri yüzeyi elastikiyetini kaybeder ve kurumaya başlar. Derinin su içeriği azalır. Gittikçe derinleşen ve yaygınlaşan kırışıklıklar görülür. Genişlemiş porlar (delikçikler) ortaya çıkar ve yaygınlığı artar. Yağ bezleri genişler. İstenmeyen tüy sayısı ve yaygınlığında artış ortaya çıkar. Ter bezleri büyür ve kanalları genişler. Güneşe karşı hassasiyet artar ve iyi ya da kötü huylu tümörlerin görülme sıklığı artar. Deri altındaki tüm kas ve yumuşak dokular yer çekimiyle mücadelesini kaybeder ve hep beraber aşağı doğru sarkar. Deri altı yağ dokusunda azalma ortaya çıkar. Gözler içeri doğru çöker. Kemik yapılar belirginleşir. Göz altı torbaları ortaya çıkmaya başlar. Yanaklar aşağı doğru sarkar. Burun kenarlarında derin oluklar ortaya çıkar. Şakaklar derinleşir. Alın çizgileri derinleşir. Burun ağız mesafesi artar ve üst dudağın boyu uzar. Ağız köşelerinden aşağı dokular sarkar ve belirgin bir kitle halini alabilir. Gıdı çeneyle birleşmiş gibi görünür, ikinci bir çene ucu ortaya çıkar.

Sağlıklı bireyler bu değişimlerden nasıl etkilenirler?

Yaşlanmayla ortaya çıkan fiziksel sorunlar olmasa da yüzde yaşlanma belirtileri gösteren bireyler bu durumdan olumsuz etkilenebilir ve yaşam kalitelerinde azalma gösterebilirler. Özellikle rekabetçi iş dünyasında bu durum çalışan bireylerde olumsuz algılanmalara neden olabilir. Bu nedenle son yıllarda bu durumla mücadelede yapılan uygulamaların sayısı ciddi artış göstermektedir. Bununla birlikte güzellik endüstrisinde baş döndürücü hızda ve sayıda ürün ve uygulama ortaya atılmaktadır. Bu ürünlerin ve uygulamaların önemli bir kısmı yeterli bilimsel temel dayanmamakta, etkinliği kanıtlanmamış uygulamalar zaman ve para kaybına yol açabilmekte ve bazen üzücü ve beklenmedik sonuçlar doğurabilmektedir.

Yüzde yaşlanmaya bağlı hacim kaybı nasıl değerlendirilir?

Yüzde yağ ve destek dokunun azalması bazı tipik değişikliklere neden olur. Bunlar; yüzdeki konveks yani dışa eğimli ünitelerin konveks yani içe eğimli ve çukurlaşmış hale gelmesiyle sonuçlanır. Yanak ve şakaklar, göz çevresi bu durumdan en çok etkilenir. Bu bölgelerde ayrıca kemik yapıların ve mimik kaslarının belirginliği artar.

Yüzde yaşlanmaya bağlı hacim kaybı düzeltilebilir mi?

Yüz bölgesinde yaşlılık nedeniyle oluşan değişiklikler uzun yıllardır daha çok derinin elastisitesi ve kalitesi ile kırışıklıklara yönelik işlemler ile tedavi edilmektedir. Son yıllarda hacim kaybına yönelik yeni yaklaşımlar ortaya atılmıştır. Yüzde spesifik alanlara yapılan hacim arttırıcı işlemler yaşlanmaya bağlı değişikliklerin giderilmesinde çok yararlı sonuçlar sunabilmektedir. Deri kalitesini arttırıcı ve kırışıklık azaltıcı işlemlerle birlikte yapıldığında hacim kazandırıcı uygulamalar çok daha memnun edici sonuçlar ortaya koyabilmektedir. Bu amaçla kişinin kendi dokuları ya da sentetik maddeler kullanılabilmektedir.